26 Nisan 2012 Perşembe

Abajurumu Nihayet Tamamladım....

Abajurumun alt kısmını aylar önce boyamıştım.Düz kahverengi idi, eskitme yapıp, üstüne peçete dekopajı yapmıştım.Üst kısmı öylece kaldı.
Tülin abla ile Dileği bekliyormuş diyeceğim ama aradan çıksın diye ben onlardan yardım istedim.Soğuduğum bir projeye tekrar dönmem çok zor.Sağolsunlar bir ucundan tuttularda bitirebildim.
Abajurun üst kısmının sadece demirleri vardı.Kırtasiyeciden aldığım asetatı bu demirlere uygun kestim.Kenarlarından yapıştırıp, üstüne  fiskos olarak kullandığım hazır dantelden geçirdim.Daha önce yaptığım abajurda da aynı danteli kullanmıştım.Kenarlarına ise gazeteciliğimde kullandığım harçtan geçirdim.

Ve nihayet bitti.
Not: Abajurun üstüne asetat dışında bir malzeme bulamadım.Abajur gece lambası olarak kullanılacağı için asetata bir şey olmaz diye düşünüyorum..

Kütüphane Kuralım...

Bu karikatürü her zaman sevmişimdir.Bence kitabın ve okumanın toplum için anlamını çok güzel ifade ediyor. Dileğin bloğundaki İlhan öğretmenin mesajını okuyunca da aklıma bu resim geldi .(Daha önce Sevgili Evren'in  okulu içinde kitap toplamıştık.)
Sizde kitap kampanyamıza katılmak isterseniz, ayrıntılar Dileğin bloğunda..

24 Nisan 2012 Salı

Fermuarlı Kolay Yelek...

Ateşböceğime yaptıklarım bu postla bitiyor.Bu yeleği de onlar gelmeden önce örmüştüm.Modeli kafama göre uydurdum.Akıllı iplerde parçaları denk getirmek zor olduğu için bütün ördüm.
Yakayı ördükten sonra, önüne fermuar diktim.
Küçüğüme çok yakıştı..

17 Nisan 2012 Salı

İstanbul Temalı Çanta...

Bu mevsimde ne güzeldir İstanbul.İşyerindeyim ve fonda "Şu anda İstanbul'da olmak vardı" çalıyor.Şu anda burada değil de her yerde olmak vardı ya neyse...
Yurtdışında İstanbul özlemini çeken kardeşime böyle bir çanta diktim.Leyya'nın çantalarından özendim ve  ilk kez ciddi olarak çanta dikmeye çalıştım.
Kumaş ile astar arasına keçem olmadığı için sert tela koydum.
Sapların birleşme kısımlarındaki demir aparatları çantacıda bastırdım.
İç kısma magnetik açmalardan kullandım.İç cebini de koydum.
Çantanın iki yüzü de farklı temada.
Not:İyi günlerde kullan küçük kardeşim...

6 Nisan 2012 Cuma

Amigurumi Palyaço Tavşan...

Ateşböceğime ördüğüm palyaço tavşan..Tarifini Amigurumi forumdan almıştım.Uzun süre elimde süründü.Kardeşimin geleceği zaman kesinleşince acele ile bitirmeye çalıştım.Tülin abla sağolsun yardım etti.Elleri ve ayakları ördü.Kıyafetlerini keçeden yaptım.


Benim için zor bir model oldu, çünkü çok parçası vardı..Bir süre amigurumi örmem sanırım.. 
Not: Bu sıralar işlerim yoğun, koşturmalarım fazla.Çoğu arkadaşımın bloğuna uğrayamıyorum, affola..
Hepinize güzel bir haftasonu dileklerimle...

2 Nisan 2012 Pazartesi

Amigurumi Pocoyo ve Ateşböceğim..

Ateşböceğime acele ile ördüğüm Pocoyo.En sevdiği çizgi film karakteri.Tarifi bu siteden.Tarifi değiştirebilirdim ama Türkiye'deki süreleri kısıtlı olduğu için acele  ile ördüm..



 O Pocoyo'ya hayran, teyzesi ise ona hayran.Doğumunu gördüğüm Ateşböceğim, kocaman geldi Türkiye'ye..


Bu Çanta Tam Bir Geri Dönüşüm Oldu...

Gecen hafta diktiğim çantamın bütün malzemeleri elde kalmış artık malzemeler.Eski bir perde olan kumaşı sevgili Dilek verdi...
Deri kısımlar yine Dİlegin verdigi eski bir pantolondan.
İç kısmı..

Arka kısmı...

28 Mart 2012 Çarşamba

Huzurevi Ziyaretimiz ve Huzur...

Gençlerin aynada göremediklerini, yaşlılar bir tuğla parçasında okurlar. - Mevlana

 Geçen Hafta sonu Etimesgut huzurevine yaptığımız ziyareti arkadaşlarım paylaşmıştı.İşlerim yüzünden biraz geç kaldı ama o günü birde benim gözümle görün istedim.Cumartesi öğle  saatlerinde oradaydık.Bildiğiniz gibi Tülin ablanın düzenlediği bir etkinlikti.Elimizde paketlerimizle girdik içeri..
 Teyzelerin ve amcaların isimlerini ne yazık ki hatırlayamıyorum.Sadece onları dinlerken bana hissettirdikleri kaldı aklımda.Bende bu şekilde anlatacağım size, Tülin abla kadar  iyi bir anlatıcı olamasam da..Bu teyzeciğim nur yüzü ve güzel dualarıyla kaldı aklımda.Yüzüne yerleşmiş hüzünlü bir gülümseme ile karşıladı bizi..
Amcacığım cin gibi bakışları ve muhteşem hafızası ile etkiledi beni.90 yaşında ama yıllar ona çok acımasız davranmamış.. 
 Teyzeciğim kapılarda karşıladı bizi, sigara içmek için dışarı kaçmış.Dileğin çok fazla içme uyarısına 'bu yaştan sonra ne farkeder' dedi.
Şükran teyzenin ismini unutmadım, bize sürekli gülümsedi ama o kadar farklı bir alemdeydi ki.. 
 Teyzeciğim kıdemli albay eşi.Orduevinde kalamamış.2 ay önce gelmiş buraya.Oğlunu kaybetmiş,kızı ise Amerika'da.'Teyzeciğim benimde kardeşim orada' dediğimde 'kızıma gavurla evlenme dedim o beni dinlemedi ama şimdi çok mutlu ' dedi.Yatağının kenarında bir gazete, ülke gündemini yakından takip ediyor.'Bu ülke size emanet' dedi sürekli..
 Bu teyzeciğim de farklı bir alemdeydi ne yazık ki.O da evlatlarını kaybetmiş,onu da en çok bu yıkmış..
 Teyzeciğim İstanbul'dan.Hediyemizi kabul etmedi, hiç kimseden hediye kabul etmezmiş.Örgüsünü yanlış örünce ' nazarınız değdi' dedi.Büyük halama çok benziyordu, fiziği ve huyu.Beni çocukluğuma götürdü..
Bu teyzem hep şaka yaptı bize ve her cümlesinde 'size şaka yaptım', 'sakın yanlış anlamayın'dedi..
 Beni ağlatan bu teyzem oldu.90 yaşında, Samsundanmış,çok önce kaybetttiğimiz annaneme benzettim onu.Biz giderken 'gitmeyin biraz daha kalın, ben kızçemi kaybettim, çok severim kızları ' dedi.. 
 Amcam şeker mi şekerdi.Atatürk'ü anlatırken ağlamaklı oldu..
 Bu da  onun köşesi.
Teyzeceğim titreyerek ayakta karşıladı bizi..Kızı küsmüş, hiç aramazmış.Bir evlat annesine nasıl küser, onu aramaz, hiç anlamam, kabul edemem...

 Bizi bu kadar nazik karşılayan teyzem, kızını görse ne yapardı?
 Ah !! bu teyzem, benim hayranım oldu.Sarıldı öptü, ' ne güzelsin ' dedi durdu.'Aman teyzem' dedim 'nerde güzellik'..Moral oldu bana..
  Ne güzel bir çift.Yaşlılığımızda onlar gibi olmak isterim..
 Bu amcama 'yetmiş beş  gösteriyorsun' dedim, 'şaka yapma kızım, doksanım ben' dedi.Ama cansız gözlerine biraz ışık geldi.. 
 Odaları da kendileri gibi güzel ve sıcacık..
 Son olarak Yozgatlı amcam.Birlikte çay içtik, oraları konuştuk..
 Ve günün sonunda dostlarla oturduk..
Böylece Huzurevi ziyaretimizi birde  benim gözümden okudunuz.Yaşlılar için yaptığım küçücük şeyler her zaman benim hayatıma huzur ve mutluluk getirdi.Öncelikle kendi büyüklerimiz olmak üzere, onların dualarına o kadar ihtiyacımız var ki.. ve onlarında bizim aramamıza ve hatırlarını sormamıza..

22 Mart 2012 Perşembe

Runner,Çicekler ve Örgü...

Dikişi zamanla daha çok sevmeye başladım.Yapılacak o kadar çok seçenek var ki.Geçen hafta diktiğim runner..
Dileğin verdiği eski bir perdeden Tülin ablanın direktifleri doğrultusunda diktim.Uç kısımları içeri katladım. 
 Daha küçük bir tanesi köşe sehpama dikildi.
 Uçlarına püskül takacaktım, vazgeçtim.Farklı bir şeyler bulacağım ya da sade kalacak..
 Çicekler bana baharın geldiğini daha çok hissettiriyor.Karanfilime bakmaya doyamıyorum..
Evimde vazgeçilmezim, pencere önünde mutlaka renk renk menekşeler olmalı.

Küçükken annemin çiceklerle konuşması garip gelirdi.Şimdi ben konuşuyorum onlarla..
Bu örgümü bebek battaniyesi olarak başlamıştım, vazgeçtim.Bir tane daha örüp, yastık yapmaya karar verdim.