Dün akşam komşum arayıp, oğlunun bugün için okula bez bebek götürmesi gerektiğinden bahsetti ve yardım istedi.Elimde çorap bebeklerden vardı, onlardan verdim.Komşumun oğlu büyüğümle aynı yaşta ve aynı okulda.Aklıma onunda ödevi olabileceği geldi, kendisi de dershaneden yeni gelmişti.Saat:21:30'da oğluşla aramda geçen diyalog:
-Umutcuğum arkadaşının yarına bebek ödevi varmış, siz yaptınız mı bundan?
-Şeyy anne, ben unutmuşum yarın benimde götürmem gerekiyor.Öğretmen bize yöresel bebek olabileceğini söyledi.
-Oğlum niye daha önce söylemedin?
-Olsun anne, sen yaparsın.Ben sana güveniyorum.(Halbuki daha iyi çalışsın diye beyfendiye biz söyleriz bu cümleyi, o bana sattı.)
Anne o saatte makine başına geçer.Kafasına göre bebeği çizip, makinede diker.İçini doldurur.Dikerken aklına efe bebek yapmak gelir. Kalın keçeden fes yapar, çevresine iğne oyası diker.
Yine keçeden pantalon ve yelek dikilir.
Bir saat sonra efe bebek hazırdır.
En güzeli de oğluş çok beğenir ve annesine sarılarak öper.(Bu kısım çok önemli çünkü bilen bilir 14 yaşında yeni ergen bir erkeğin annesine sarılarak öpmesi zor bir olaydır.)
Anne yorgun ama mutlu eline örgüsünü alır, biraz da onu dürter.Yelek daha 1,5 yaşındaki başka küçük erkek içindir.
Sevdiklerimizle mutlu bir haftasonu dileğiyle...