Yeme İçme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yeme İçme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Ekim 2016 Pazartesi

Bir Örgü, Bir Anı ve Bir Kitap..

Hafta sonu nasıl geçti anlamadım. Özelde çalışırken cumartesi mesaim olsa da hafta sonu uzun gelirdi.Şimdi iki gün yetmiyor. Bu hafta sonu da kendim için ayırabildiğim zamanda örgülerime  devam ettim, özellikle film seyrederken. Bu battaniyeyi bir kaç ay önce başlamıştım. Tunus işi ve biraz değişik olacak.
Küçüğümle birlikte pasta yaptık. Kremayı sürme ve süslemeler ondan.
Yeni bir romana başladım. Kitap grubunda, önümüzdeki hafta tartışacağımız bu romanı keyifle okuyorum. Toplantıya kitabın yazarı da katılacak.
Sezgin Kaymaz sevdiğim bir yazar, bu okuduğum beşinci romanı ve her birinden ayrı keyif aldım. Kitap dolu günler dileğiyle..


5 Mart 2015 Perşembe

Gelsin Çicek Ekmekler...

Nutellalı çicek ekmek bir süredir nette en meşhur tarif sanırım. Oğluşlara her hafta sonu yeni bir şeyler hazırlamak benim severek yaptığım vazifelerimden.Geçen hafta sonu da bu ekmekten hazırlamak istedim. Küçük oğluşa hemen müjdeledim, belki hevese gelir diye.(Bebekliğinden beri yemek problemimiz var).Aramızda geçen  diyalog:
-Efeciğim, hafta sonu sana nutellalı çicek ekmek yapacağım..
-Anneciğim, sen yorulma(ben nasılsa yemem diyemiyor:)), fırından ekmek alalım, içine nutella sürersek olur işte.
Bu durumda ne oluyor, tabii ki annenin bütün hevesi bitiyor. Ama düşünüyor büyük oğluda var, o severde yemeyi.Bu yüzden sabah erkenden kalkılıp, çicek ekmek yapılıyor. Tarifi sevgili Nilgün'ün sayfasından aldım.Benimki onun kadar muntazam olmadı ama yine de tadı enfesti.
Kalan hamuru poşete koyup, buzdolabında sakladım. Akşamüstü çıkarıp, bu sefer nutella yerine annemin yaptığı erik marmelatını kullandım.Ben marmelatlı olanını daha çok sevdim.
Küçüğüm ne mi yaptı, ekmeklerin şeklini çok beğendi, bir kaç parça yedi ve annesini sonsuz mutlu etti. 

23 Ekim 2012 Salı

Bayram Öncesi...

Bugün ben izinli olduğum için dokuza kadar uyuma hakkımı kullandım.Salonumun bir penceresinden  baktığımda hava bulutluydu.
 
Öbür pencereden ise daha güzel bir manzara karşıladı beni.Bir kaç saat aydınlıkta kitap okumanın keyfini sürdüm.
  Bütün yapmam gereken işleri geçici olarak sildim kafamdan.Oğluşun gelmesine yakın çikolatalı bir kek yaptım.
 Küçüğümü okuldan almaya gittim.Çalışmayan annelerin ne kadar şanslı olduğunu düşündüm yol boyu.Çocuklarını okuldan alıp, elleri ile yaptıkları keklerden yedirebiliyorlar.Ben ise hep yabancılara bıraktım bu işi, gerçekten yiyip yemediklerini bilememenin ezikliği ile.
 Sonra yine bütün ev işlerini bıraktım, nasılsa bayramda evde değiliz.Anneanne ile dedemiz yarın sabırsızlıkla bekliyor bizi.Küçüğüm dışarı oynamaya gitti ve ben önce  örgülerimi aldım elime.Bu hırka miniminnacık bir bebişe gidecek.Bebekler için yaptığım her şeyden keyif aldığımı düşündüm.
 Sökmeli şalın kenarlarını ne zaman yapacağım diye düşünürken Sevalciğim aradı.Kasımda doğum yapacak, bebiş için Tülin abla ve Dilek ile yaptıklarımızı çok beğenmiş.Her şey gönlünce olsun diye tekrarladım sevgiyle..
 Derken örgüden sıkıldı ruhum, dikecek bir şeyler aradı.Proje ne zamandır hazır.Bu satırları yazarken bu kumaşlardan çok farklı şeyler dikip, yerlerine yerleştirmiştim.Bir sonraki postuma kalsın onlarda.
 Ve en son huzurlu ruhum tekrar kitaplarıma yöneltti beni.Bir kaç günlük tatil için kendime kitaplar ayırdım.
Bugün ben tembelliğin ve iç huzurun dibine vurdum.Benim için bu kadar basit işte..
HERKESİN BAYRAMI KUTLU OLSUN..
SEVGİLERİMLE...

23 Temmuz 2012 Pazartesi

Rossmann Waffle Makinası ve Diğer Ürünleri..

Rossman mağazasındaki ürünleri bir kaç ay önce bir arkadaşımın tavsiyesi ile denemeye başlamıştım.Bir kısmından memnun kaldım, bir kısmını beğenmedim.Bir de eğer indirimde değilse bilinen markalar diğer marketlere göre pahalı oluyor.Ben en çok beğendiklerimi paylaşmak istedim sizinle.İlki waffle makinesi.Bu ayki indiriminden aldım.Küçüğümün yemekle arası pek yok, belki sever diye denemeye karar verdim.(Fiyatı 34,95 TL)
 
Waffle tarifini netten bu adresten aldım.Bu tarifle 15 taneye yakın yapabiliyorsunuz.Yapımı çok kolay, tadı da çok beğenildi.Tavsiye ederim..
Diğerleri banyo için sirke asidi ve cam temizliği için ıslak bez.


5 Mart 2012 Pazartesi

Pizza,Un Kurabiyesi..Bol Kalorili Bir Haftasonu...

Geçen hafta sonu müthiş bir tipi vardı Ankara'da.AKM'deki Rize Günlerine gitmek istiyordum, olmadı.Bende oğluşlarım için çalıştım.İlki Dr-Oetker'in Un Kurabiyesi.Büyüğüm çok sever ve hemen hemen hepsini o tüketti.
Daha sonra akşamüstü pizza yaptım onlara.Küçüğüm sevmediği için mantar koymadım.
Tarifim bu kitaptan.Annem evlendiğim zaman vermişti, yaklaşık benim yaşımda ve her zaman elimin altında.Ondan yaptığım her tarifde annemin eli varmış gibi geliyor bana.. 
 Rus salatamız.Mayonezini Tülin abladan öğrendim.İlk defa denedim ve çok beğendim.
 Gördüğünüz üzere çok kalorili bir hafta sonuydu ama  yemedim desem yalan olur.Hepsinin tadına baktım.Yemek kadar güzel bir şey var mı acaba?

13 Şubat 2012 Pazartesi

Su Keki ve Hafta Sonu...

Hafta sonu eltimler yeni evlerine taşındılar.Onlara  götürdüğüm keki sizlerle de paylaşmak istedim.Çok sık yaptığım ve beni hiç üzmeyen bir kek bu.Tarifi annemden almıştım.Kendisinin yemek ve hamur işi tarifleri ile dolu 4-5 defteri var.Televizyonda gördüklerini veya gittiği yerlerde yediklerinin tarifini mutlaka alır.Tariflerin yanında da mutlaka veren kişinin ismi vardır ve hamur işleri onun ismini alıverir bizde.Bu kekte sanırım Zerrin ablanın keki.
Kek kakaolu ve çikolata parçalı.Ama bazen içine elma rendeleyip, parça ceviz koyduğum da oluyor.

Denemek isterseniz malzemeleri:
4 yumurta
2 su bardağı toz şeker
1 su bardağı su
1 su bardağı sıvı yağ
4 su bardağı un
1 paket kabartma tozu
1 çay kaşığı karbonat
İsteğe bağlı olarak kakao, ceviz, üzüm, tarçın

Yapılışına ilişkin kendi notlarım:
-Bütün keklerde önce yumurtaları sade çırparım ben , daha sonra toz şekeri koyup bir kaç dakika daha  çırparım.
-Karışıma önce su koyup çırpılır, sonra sıvı yağ konarak tekrar çırpılır.Malzemeleri ayrı ayrı koyup çırpılması gerekiyor.(Nedenini sormayın bende bilmiyorum.)
-Unu mutlaka eleyerek ekleyip, karışım tekrar çırpılır.
-Karbonat ve kabartma tozunu koyduktan sonra çırpmıyorum ben.Tahta bir kaşıkla karışıma iyice yediriyorum ve asla demir kaşık kullanmıyorum.
-Kalıbım alimünyum kek kalıplarından.Yağladıktan sonra karışımın yarısını boşaltıyorum.
-Kalan yarısına kakao ve 1-2  kaşık su koyup karıştırıyorum.(Su kısmı  benim atmasyonum, beyaz kısımla aynı kıvamda olsun diye.)
-Karışımın içine parça çikolata koyup, Keki önceden ısıtılmış 160-170 derece fırına koyuyorum.İlk 20 dakika fırının açılmaması lazım..
Eminim pek çok arkadaşım bunları biliyordur ama ben yinede arşivimde bulunsun istedim.Herkese güzel haftalar, ağzınızın tadı hiç bozulmasın...

6 Şubat 2012 Pazartesi

Huzur Poğaçası-Yeni Bebek Battaniyesi ve Hafta Sonu....

Hafta sonu sevgili Rengim'in bloğunda tarif ettiği poğaçalardan denedim.Evde tam buğday unu yoktu, Söke'nin çocuklar için ürettiği  özel mineralli ve vitaminli buğday ununu kullandım.İçine Efe peynir sevmediği için patates koydum.
Sonucu biz çok beğendik.Sevgili Fiamma bloğunda yaptıklarını sandwiche benzetmiş, benimki ikisinin arası bir şey oldu.Bebek battaniyesine ise yeni başladım.Bu modeli her zaman yapmak istemiştim, model açık anlatımı ile burada....
 

26 Ocak 2012 Perşembe

Benden ve Dostlardan tatlar..

Geçen hafta oğluşlara bu hamur kızartmalarını yaptım.Özellikle hafta sonları onlara değişik şeyler yapmayı  seviyorum.Ama yaptıklarım kolay ve pratik olmalı.Hamur kızartmasını farklı şekilde yapıyordum ama sevgili Meliha'nın bloğunda bu tarifi görünce denedim.Çocuklar çok sevdi.Biz fazla yememeye dikkat ettik.Kızartmanın yanında bu sene annemin bize yaptığı kırma yeşil zeytin var.Oğluşlar market zeytini yemiyor, bu zeytini de erik gibi tüketiyorlar...
Yine geçen haftalarda çok sevdiğim bir arkadaşımın yapıp gönderdiği hamsili pilav.Kendisi Rizeli ve pilav o yöreye ait, bildiklerimizden farklı.İçinde pazı ve domates var.Yapımı zahmetli ama tadı enfes.Benimde sevdiğimi bildiği için ne zaman yapsa, banada gönderir.En güzeli ise mesajı:'Sensiz boğazımdan geçmedi'



12 Ekim 2011 Çarşamba

Değişik Tatlar...

Bizim evde  madensuyunun sade ve meyveli çeşitleri çok tüketilir.Geçen yaz Alaşehir'de Sarıkız madensuyunun kahveli çeşidine rastladık.Kahveyi çok seven eşimin ve Efe'nin çok hoşuna gitti.Ben her daim sadesini tercih ediyorum ve bence  en güzel sade soda Beypazarı'nın.Diğerleri fazla asitli geliyor.
Messir lokumu macunundan daha kolay yeniyor, ağıza yapışmıyor.Diğeri yine ilk defa denediğimiz Tariş'in üzümlü ve fındıklı lokumu.Tariş'in temizlik ürünleri hariç diğer ürünlerini beğeniyoruz.En azından pek çok markadan daha güvenilir.Eskiden Vakıflar markası vardı, o da şimdi özelleşti.Güzelim Vakıflar sızma zeytinyağı anılarda kaldı. 
Tülin abla hatırlatınca aklıma geldi.Bu çayları yazmayı unutmuşum.Mesir macununun bitki çayı bunlar.İçinde bir çok baharat var.Bu çayı ve lokumları Tariş'in mağazasından almıştık.

10 Ekim 2011 Pazartesi

Elma Kokulu Bir Haftasonu ...

Geçen haftalarda üst üste  kilolarca elma hediye geldi bize.Sultan abla Malatya'dan kendi bahçesinden toplamış, Sümbül'de annesinin Konya'daki bahçesinden getirdi.Bir baktım 10 kiloya yakın elma.Domatesler için mutfakta küçük bir atölye oluşturmuşken, bu elmaları da hazırladım.
Ne yaparım diye epey düşündüm.En sonunda bir kısmını rondodan geçirdim, bir kısmını daha iri doğradım,şekerle kaynattım.Bir çeşit marmelat oldular.Uzun süre bozulmadan dursunlar diye ısıttığım şişelere koyup, 1-2 gün ters beklettim.Amacım marmelat olarak tüketmek değildi, elmalı kurabiyelere ya da turtalara koyarım diye düşündüm.Laf arasında eşim çok sever elmalı kurabiyeyi.
İyi de yapmışım.Dün akşam Efe'nin beslenmesine elmalı kurabiye hazırlarken çok pratik oldu.Tarif Emine Beder'in yemek kitabından.İsmi 'Elmalı Toppare'.Kurabiyeler piştikten sonra önceden yaptığınız şerbette biraz bekletip, hindistan cevizine buluyorsunuz.Hımmm...Harika bir şey oldu.Tavsiye ederim. 
Hafta sonu akşamüstü bizim lojmandan bir manzara.Bana eli hatırlattı.Her zaman üzerimizde iyilik ve sevgi dolu bir eli hissetmemiz dileğiyle, herkese güzel haftalar.. 

3 Ekim 2011 Pazartesi

Kış Hazırlıkları Devam..

 Hafta sonu kalan şişelerede domates koyduk.Özellikle makine merak edildiği için daha detaylı resimler ekliyorum.Makinesi basit ve portakal sıkma aletine benziyor.Bir kaç sene önce fiyatı  20 TL civarındaydı.Kapaklar da torbada satılıyor.Ankara'da olup olmadığını bilmiyorum, biz Alaşehir'den almıştık.

28 Eylül 2011 Çarşamba

Kış İçin Hazırlıklar..

Çocukken en sevdiğim ritüellerden biri annemin kış gelmeden önce yaptığı hazırlıkları izlemekti.Önce tarhana yapılır, evde bir odaya yayılan çarşaf üstünde kurutulurdu.Tarhananın bir kısmı yaş olarak buzdolabında saklanırdı.Daha sonra bir kaç komşu ve akraba bir araya gelip, makarna kesilirdi.Onların yanında erişteleri kesmeye bayılırdım.Bunlarda yine temiz çarşaflar üzerinde kurutulurdu.Hamurun bir kısmı da küçük üçgeneler şeklinde kesilip, fırınlanırdı.Bugün bile üçgen makarnanın lezzetini hatırlıyorum.Daha sonra da turşular kurulur, domatesler konserve yapılırdı.Yıllar geçti, her sonbahar annem bütün işlerinin yanında hepsini yapıp, bize göndermeye devam etti.Çocuklarım onun tarhanasıyla büyüdü, hala salatalık turşusunu yemeye bayılıyoruz.
Bunlar da yazlıkta bizim için kuruttuğu biberler ve patlıcanlar.
O kadar dediğim halde beni beklememiş, kendisi yapmış.Bende gelince fasulye ve kabak kuruttum.Bu sene bamyaya sıra gelmedi.Geçen hafta sonunda da eşim ile birlikte domatesleri şişeledik.Ege tarafında sık yapılıyor ama Ankara'da bu yöntem pek bilinmiyor.Önce soda şişelerini makina da yıkadım.
Sonra domatesleri rondoda ezip, tuz koydum.İstenirse kırmızı biberde konuluyor.Sonra makinası ile kapaklarını taktık ve  tekrar makina da yıkadık. 

Her şişe bir kullanımlık ve bu şekilde hiç bir şey olmuyor.40 şişe yapmışız, bu hafta sonu 30 daha yapmamız lazım.Geçen hafta sonu da yeşil fasulye, şeftali ve barbunye hazırlayıp buzluğa attım.Yeşil fasulyeyi bir kaç senedir yağda çevirip koyuyorum poşetlere.Bir de üstü kırmızı çizgili fasulyeleri seçiyorum.Çok lezzetli oluyor.Tavsiye ederim.Benden de kış hazırlıkları  bu kadar...

16 Mayıs 2011 Pazartesi

Hasırla Kaplanan Kutu ve Kurabiyeler...

Hafta sonu yine hobilerimle dolu dolu geçti,tabii temizlik ve ütü için harcanan zaman dışında. Önce arkadaşımın verdiği bir kutuyu kapladım.Keçeden, yapışkanlı kağıda kadar bir kaç seçenek vardı aklımda.
Ama yine arkadaşımın önerisiyle hasırla kaplamayı denedim.
Evde kullanmadığım hasır servisi kutu boyutlarında kesip,sıcak silikonla kutuya yapıştırdım.Ne yazıkki istediğim gibi olmadı.Hasır iplerinden kopup dağıldı.Tam oldu dediğim anda kapak oturmadı.Kutu olarak kullanılamayacağını anlayınca, vazo görevini aldı kendisi.Elimde bir tane daha var ama bu kadar vazo yeter deyip, onu kağıtla kaplamayı düşünüyorum.

Hafta sonu sadece hobi demedim, aklımda kalan kurabiye bir de mideme girsin dedim.Dedim de, diyet yaparken kurabiye nerden çıktı, onu bilemedim.Daha önce Saadet'in bloğunda adını duyduğum ve nihayet Sezobigo'nun bloğundan tarifini aldığım kurabiyeyi cuma akşamı denedim.Yağı biraz fazla gelmekle birlikte, un kurabiyesi ve kuru pasta arasındaki tadına bayıldım.Sonuç; çocuklar benim kadar sevmedi.Kurabiyenin çoğu kocamla bana yaradı ve bir daha durduk yere böyle şeyler yapmamaya karar verildi.
Not: Arkadaşların o kadar uyarısına rağmen kurabiyelerin üstü biraz karardı.