17 Ekim 2011 Pazartesi

Kitaplar ve Boyamalarla Bir Cumartesi..

Yine koşturmalarla dolu bir cumartesiydi.Büyüğümün diş doktoru randevusunu beklerken, yarım saat bir kaçamak yapıp, Tülin ablayla Sevda'ya uğradık.Ne zamandır merak ettiğim kursunu da gördüm böylece.Daha sonra eşimi kandırıp, Batıkent yollarına düştük.Amacım Hobivakti'nin ahşap malzemelerini aldığı Bedayi'ye gitmekti.Ne yazık ki ne Ulus'ta ne de Suluhan'da boyamak için istediğim malzemeleri bulamıyorum.Bulduklarıma ise pahalı fiyatlar veriliyor.(Kızılay'daki ahşap malzeme satanları söylemiyorum bile). Bedayi Batıkent'te Gersan sanayi sitesinde.Hobivakti o kadar güzel tarif etmişki, aramamıza gerek kalmadı..Dükkanın sahibi Ahmet bey ve Oya hanım yaptıkları tasarımları gösterdi.Tek kelime ile harika tasarımlar.Ne yazık ki internet sitelerinde bunların küçük bir kısmı yer alıyor.Eğer bu tarz objelerle uğraşıyorsanız  Bedayi çok iyi bir adres.
Sıra oradan aldıklarımda..Hediye olarak boyayacağım seramik objeler..
 

Ahşap objeleri çekmeyi unutmuşum ama onların sitesinden ekliyorum resimleri..



 Hafta sonunda bizim ailenin seçtiği kitaplar..

 Hüsnü Arkan'ın bestelerin bayılırım ama yazar kimliğini bilmiyordum. Kitabın içinde hediye olarak Hüsnü Arkan'ın yeni şarkısını CD'si de var.

Büyüğümün seçtiği roman.CNBC'de dizi film olarakta yayınlanıyormuş.
Küçüğüm seçim şansını her zaman olduğu gibi Hotwheels arabalardan kullandı.O kadar çok arabası olsa da doyamıyor arabaya ve hepsini tek tek biliyor.
Ve yeni bir hafta başlıyor.Benimki Hüsnü Arkan'ın çok sevdiğim bir şarkısı ile başladı, sizinki de hoş bir ezgiye başlasın ve devam etsin......

14 Ekim 2011 Cuma

İlginç Mekanlar-I...

Mekan : İtalyan Restoranı  Phoenix-Amerika
Zaman : Mayıs-2010
              'Baba' ve 'Bir Zamanlar Amerika' filmlerinin bir sahnesindeymiş gibi hissettim orada.Duvarlarında Amerika'ya İtalya'dan göçeden ilk göçmenlerin resimleri ile dolu rengarenk bir yerdi.


Restorantta deniz mahsullerinden yapılan soslu makarna ve tramisu yedik.Tramisu derin bir cam kapta sunuldu.Şarapları İtalya'daki kendi bağlarından yapılmış ama ben pek beğenmedim.

Amerika'ya gitme nedeni Ateşböceğim bu resimde bir haftalık.
Not:Nevinciğim bu restoranın adı neydi?Düşündüm ama bir türlü hatırlayamadım..

13 Ekim 2011 Perşembe

Kapşonlu Erkek Çocuk Hırkası...

Büyüğüme bir kaç sene önce ördüğüm kapşonlu hırka.Çok fazla giymedi, Efe'ye kaldı.Dün bir arkadaşıma örnek olarak getirdim.Bloğuma da koymak istedim.Erkek çocuklarına model bulmak zor oluyor.Hem model hem de renkler sınırlı.Bu ip Bravo'unu akıllı iplerinden.
.
4 numara şişle 9-10 yaş için örüldü.Arkası 78 sayı başladım.Önleri 40 sayı.Kapşon için ilmek aldım.Yapmak isteyenler için detaylı resimlerini çektim.

Arkası..
Reglan kol kısmı.
Not:Eşim o zaman kendisine de böyle bir hırka istedi.İplerini Eskişehir'den annem aldı.Sonuç olarak hala örülmedi.Her sene niyetleniyorum ama cüzzesinden dolayı gözüm yemiyor..)

12 Ekim 2011 Çarşamba

Değişik Tatlar...

Bizim evde  madensuyunun sade ve meyveli çeşitleri çok tüketilir.Geçen yaz Alaşehir'de Sarıkız madensuyunun kahveli çeşidine rastladık.Kahveyi çok seven eşimin ve Efe'nin çok hoşuna gitti.Ben her daim sadesini tercih ediyorum ve bence  en güzel sade soda Beypazarı'nın.Diğerleri fazla asitli geliyor.
Messir lokumu macunundan daha kolay yeniyor, ağıza yapışmıyor.Diğeri yine ilk defa denediğimiz Tariş'in üzümlü ve fındıklı lokumu.Tariş'in temizlik ürünleri hariç diğer ürünlerini beğeniyoruz.En azından pek çok markadan daha güvenilir.Eskiden Vakıflar markası vardı, o da şimdi özelleşti.Güzelim Vakıflar sızma zeytinyağı anılarda kaldı. 
Tülin abla hatırlatınca aklıma geldi.Bu çayları yazmayı unutmuşum.Mesir macununun bitki çayı bunlar.İçinde bir çok baharat var.Bu çayı ve lokumları Tariş'in mağazasından almıştık.

10 Ekim 2011 Pazartesi

Lif Örmek Üzerine...

Başlık pek felsefi oldu ama renk renk lif örmek, bana terapi gibi geliyor bu sıralar.Daha önceki postta Nermin hanım lif örerken köşelerin nasıl yapıldığını sormuştu.Ben de ancak resimleyebildim.Çok fazla lif çeşidi örebilen biri değilim.Ördüklerimin çoğunu da sevgili Kutsev sayesinde öğrendim. O'nun bloğunda açıklamalı pek çok model bulabilirsiniz.Ayrıca Çiceğin ve Marifetane'nin bloğunda da açıklamalı güzel  lif modelleri var.




Elma Kokulu Bir Haftasonu ...

Geçen haftalarda üst üste  kilolarca elma hediye geldi bize.Sultan abla Malatya'dan kendi bahçesinden toplamış, Sümbül'de annesinin Konya'daki bahçesinden getirdi.Bir baktım 10 kiloya yakın elma.Domatesler için mutfakta küçük bir atölye oluşturmuşken, bu elmaları da hazırladım.
Ne yaparım diye epey düşündüm.En sonunda bir kısmını rondodan geçirdim, bir kısmını daha iri doğradım,şekerle kaynattım.Bir çeşit marmelat oldular.Uzun süre bozulmadan dursunlar diye ısıttığım şişelere koyup, 1-2 gün ters beklettim.Amacım marmelat olarak tüketmek değildi, elmalı kurabiyelere ya da turtalara koyarım diye düşündüm.Laf arasında eşim çok sever elmalı kurabiyeyi.
İyi de yapmışım.Dün akşam Efe'nin beslenmesine elmalı kurabiye hazırlarken çok pratik oldu.Tarif Emine Beder'in yemek kitabından.İsmi 'Elmalı Toppare'.Kurabiyeler piştikten sonra önceden yaptığınız şerbette biraz bekletip, hindistan cevizine buluyorsunuz.Hımmm...Harika bir şey oldu.Tavsiye ederim. 
Hafta sonu akşamüstü bizim lojmandan bir manzara.Bana eli hatırlattı.Her zaman üzerimizde iyilik ve sevgi dolu bir eli hissetmemiz dileğiyle, herkese güzel haftalar.. 

6 Ekim 2011 Perşembe

Bebek Hazırlıkları-III...

Bez pastasını hep yapmak istemiştim.Emir bebeğe kısmet oldu. Google'da yapılışını anlatan video kayıtları var.Ben de oradan bakıp, kendimce bir şeyler yaptım.Yapım aşamalarını da çektim.Ortadaki boru streç filmin.Mukavva en alta konacak.
 Bu şekilde kıvırdığınım bezleri borunu etrafında iple tutturdum.Lastik halka daha iyi olur.

İkinci sırada aynı şekilde olacak.Borunun uzun kısmını kesin.Bezler daha sonra kullanılır diye ben silikon ve yapıştırıcı kullanmadım.Bezleri boruya sabitlediğim için gerek kalmadı.Çevresine beyaz kalın kurdele geçirip, ince tülü kat yaparak buna diktim.En üste mavi kurdeleyi  geçirip, çevresine elimde olan nazar boncuklarını ve diğer süsleri koydum.Siz daha farklı süsler kullanabilirsiniz.Benimki biraz acele ile oldu. 
Ve sonuç: 

5 Ekim 2011 Çarşamba

Bebek Battaniyesi ve Yeleği...

Battaniye ve yeleği yazın örmüştüm.Süslemelerini dün akşam yaptım.Küçük Emir'e hediye olarak gidecek.





4 Ekim 2011 Salı

Alaşehir...

Antik Philadelphia Kenti’nin üstüne kurulu olan bu güzel ilçeye yıllardır her yaz gidiyoruz.( Philadelphia Türkçede 'Kardeş sevgisi' anlamına geliyor ). Uçsuz bucaksız bağları, eski ve şirin dükkanların olduğu çarşısı, kesikli pidesi, Avşar Barajı, çeşit çeşit üzümü ve illede Sarıkız madensuyu.Eşimin memleketi ama en az onun kadar ben de sevmişim demekki bu yöreyi. Bu sene hep uzaktan gördüğüm Kilise kalıntılarını  gezmek istedim ama müze kapalıydı, ben de dışarıdan fotoğraflarını çektim.Alaşehir pek çok tarihi esere sahip.Bunlarda en önemlisi Toptepe mahallesinde bulunan  M.S. VI. yüzyıla ait St. Jean Kilisesi .Havarilerden Ioannes adına yapılan kilise, Ege Bölgesi’ndeki Hıristiyanlığın ilk çağlarına ait yedi kiliseden biri. 

Sağlam ayaklardan Kilise'nin zamanında ne kadar ihtişamlı olduğu anlaşılıyor.
Eşim küçüklüğünden arkadaki ayaklardan birinde taşa kazılı  Hz.İsa'nın resminin olduğunu hatırlıyor.Ne yazık ki gösterdiği yerde resmi göremedik.
Kilise'nin tarihi önemi son yıllarda anlaşılmış.
Kilise'nin karşı tarafından 1390 yılında yapılan Yıldırım Beyazıt camii yer alıyor.Zaten Alaşehir de Yıldırım Beyazıt tarafından bu tarihlerde Osmanlı topraklarına katılmış.
Şadırvanı ve bahçesi o kadar havadar ve güzel düzenlenmiş ki. Ben eski camileri çok seviyorum.İnsana her daim hayal ettiği  huzuru hissettiriyor.


Üzüm Bağlarını çekmeden olmaz.Üzüm taneleri güneşin altında altın damlalar gibi.Bağların bir kısmının üstüne naylonlar serilmiş.Böylece üzüm daha geç olgunlaşıyor.Bir öğleden sonra Kula'ya gitmek için dağı tırmanırken, güneşin ovadaki bağlarda oynadığı renk oyunu, denizi hatırlattı bize...

3 Ekim 2011 Pazartesi

Kış Hazırlıkları Devam..

 Hafta sonu kalan şişelerede domates koyduk.Özellikle makine merak edildiği için daha detaylı resimler ekliyorum.Makinesi basit ve portakal sıkma aletine benziyor.Bir kaç sene önce fiyatı  20 TL civarındaydı.Kapaklar da torbada satılıyor.Ankara'da olup olmadığını bilmiyorum, biz Alaşehir'den almıştık.