13 Temmuz 2012 Cuma

Sıcak Günler...

Uzun zaman oldu değil mi? Eşim dün akşam uzun süredir neden bloğuna bir şey eklemiyorsun diye sordu.Şaşırdım, sürekli takip ettiğinin bile farkında değilmişim.Sahi dedim "neden ".Tembellik veya üşengeçlik değil.Vakit ayıramamakta.Sorun ruh yorgunluğu diyelim.Biraz içe dönme durumu.
Neyse bu geçen ayda neler yaptım.Öncelikle kısa bir seyahatimiz oldu.Eşimin kardeşinin düğünü için bir kaç gün Alaşehir'deydik.Oradan Altınoluk'a annemlere gittik.Beş günde orada geçti.Bu hafta iş yerinde pelte gibiyim.Birde iş yerimin başka yere taşınma işi çıktı ki, evlere şenlik.Bu arada boş durmadım.Yaptıklarım birikti.Annemin yazlığındaki sedirlere örtü ve yastıklar dikildi, onların resmini çekemedim.Bayramda inşallah.Gelelim örgülere.Kutsev'in bloğunda paylaştığı bu şalı çok beğenmiştim. Elimde Papatya markasının bir ipi vardı, onunla başladım.


Geniş bir şal olacak, bitmesine az kaldı..
İşyerimde bir arkdaşımın kızı için başladığı battaniye için ben de bir kaç motif ile katkıda bulundum.Zaten sevdiğim bir model.Arkadaşım yer için lila renginde saçaklı ipten küçük halılarda ördü.Örtü bitince hepsinin resmini istedim..


Not:Bazı arkadaşlarım merak etmişti, oğluşun SBS puanı iyi geldi.Tabii istediğimiz kadar yüksek olmasa da , belirlediğimiz Anadolu liselerinden biri olacak gibi görünüyor. 


18 Haziran 2012 Pazartesi

Battaniye Örmek Sabır İster...

Hemde ne sabır.Benim battaniye maceralarım hep aynı başlıyor.Yola diz battaniyesi niyetiyle başlanıp, tek kişilikten küçük ebatta çift kişiliğe geçiş yapılıyor. Bu arada parça ipler bitirilecek hayali kurulurken, ip yetmedği için yeni ipler alınıyor.Sonuçta ördükçe ağırlaşan bir battaniye ve kalan yeni parça ipler.Yine de biraz ara verince, ben yine yeni bir maceraya yelken açarım.Renklerle oynamak yorucu olsa da huzur veriyor bana.
 Oğluşun sınav stresiyle nispeten çabuk biten battaniyeme ben SBS battaniyesi adını verdim.Kullanmayıp, onun için dolaba kaldıracağım.

 İplerim ağırlıklı olarak Nako bonbon ve Kartopu Feriye.
 Kenarları Anchor'un bir ipiyle bitirdim.

14 Haziran 2012 Perşembe

SBS Derken Günler Geçti...

Sayılı gün çabuk geçer derler ama sınava kadar olan süre benim için hiçde çabuk geçmedi.Hem uzun hemde yorucu bir süreçti.Sınava günler kala oğluşum sınav stresine girdi.Aslında ona da haksızlık yaptığımızı düşünüyorum.Küçücük yaşta omuzlarına sınav stresini yüklüyoruz ve böyle devam ediyor.Ebeveyn olarak yapsak ayrı yapmasak ayrı,eğitim sisteminin durumu belli.Böyle yaman bir çelişki işte bu ülkede ebeveyn olmak.Neyse oğluşun sınavı umduğumuzdan çok daha iyi geçti.Özellikle matematik netleri bizi çok mutlu etti.İnşallah sonucumuzda bu şekilde gelir.İşte benden son haberler...

Not:Örgüler son hız devam ediyor, en yakın zamanda sizlerle paylaşacağım.Stressiz,güzel hafta sonu dileklerimle..

29 Mayıs 2012 Salı

Seraphina's Shawl...

Kışın başladığım Seraphina şalımı ancak bitirebildim.Örmesi çok keyifliydi ama geniş olduğu için zor ilerledi.Bu örneği Tülin abla'da görmüştüm , o da sağolsun benim için başlamıştı.
 
Çok şal kullanmıyorum ama örmesini seviyorum.Elimde iki yarım kalan şalım var ama ben yetinmiyorum bir de sevgili Kutsev'in paylaştığı şalı da listeme aldım.Enfes bir şal, mutlaka bakın derim..

28 Mayıs 2012 Pazartesi

En son Yenilenenler..

Ankara bugünlerde hep kapalı.Her an bir sağanak bekler şekilde geçiyor günler.Sağanak sonrası doluyu da unutmayalım.Biraz önce dolu yağdı ve tekrar yağacak gibi.Günümü biraz aydınlatmam lazım.Bloğumla uğraşmak iyi geliyor.
Evin girişinde, duvardaki aynamı yeniledim bu sefer.Yine altın rengi, çatlatma çalışmıştım.Aslında çok sevmem altın rengini.Takılarımda bile beyaz altın kullanırım ama o zamanlar dekorasyonda bordo+altın rengi takıntım vardı.
Aynanın üstündeki taşları söküp, beyaza boyadım.Üstüne sevdiğim bir peçeteden çicekleri kestim ve yapıştırdım.Farklı ve rengarenk bir şey oldu işte..
Mutfakta asılı olan saatin pembe kısımları ne zamandır 'beni boya' diyordu.
Ona da bir güzellik yaptım.Şimdi gözüm rahatladı.
                             

23 Mayıs 2012 Çarşamba

Ödülüm ve Yenilediklerimden..

Geçenlerde yenilediğim objelerden biri de salonda kullandığım aynam oldu.Rengi altın rengi eskitmeydi.

Koltuk takımlarını kapladıktan sonra bu renk gözüme battı.Gülleri de fazla abartılı duruyordu.Önce yeni seramik çiceklerden aldım.Hepsini önce metalik şampanya rengi ile boyadım ve bakır rengi parmak yaldız geçtim.

Melekleri de unutmadım.



Geçen hafta sevgili Dilek bana bu ödülü göndermiş.
Dilekciğim teşekkür ederim ama benim için en güzel ödül senin samimi arkadaşlığın ve gönül dostluğun.
Kendimle ilgili şeylere sıra geldi ama aklıma pek bir şeyde gelmiyor.Yine de deneyeyim..
1- Cesur görünürüm ama pek çok şeyden korkarım, karanlık gibi..
2- Muhalif bir kişiliğim var,düşündüğümü söylerim..
3- Evi severim, hayal kurmayı severim..
4-Prensiplerim benim için çok önemlidir.
(Yazarken anlamadım, okurken pek bir sert geldi.Ben en iyisi en önemli özelliğimi yazayım.Olduğum gibiyim, içim dışım bir.Sevdiğimde anlaşılır, sevmediğim de..)

22 Mayıs 2012 Salı

Inti Illimani- Victor Jara ...

Geçen pazar günü Anıt Park'ta Çankaya Belediyesinin düzenlediği etkinlikte Inti İllimani gurubu da bir konser verdi.Gitmeyi çok istemiştim, olmadı.Bugünlerde yapmayı düşündüğüm bir sürü şeyi yapamıyorum.Bir sürü kitap kenarda duruyor, örgüler öyle.Okumak istediğimde zaman yok, zaman varkende bende heves yok..Heyecanla SBS tarihini bekliyoruz, biz dediysem eşimle ben.Oğlumda böyle bir heyecan yok..Bu durumda da hayırlısı demekten başka diyecek bir şey kalmıyor..
Bloğumda bu ruh halimden payını alıyor.Bugün kendimi zorladım, hani bloğum arşivim ya, kişisel tarihime düştüğüm bir kayıt.Çok sevdiğim Şilili sanatçılardan oluşan bir post yapmak istedim. Inti İllimani gurubu da bu sanatçılardan.Şarkılarının hepsi bir ruh taşıyor bence.
Inti İllimani 'den bahsederken Victor Jara'dan bahsetmemek olmaz.1970'lerde Şili'de elleri kırılarak ve işkence ile öldürülen büyük bir halk ozanı.Kendisinden sonraki pek çok sanatçıya esin kaynağı olmuş.Onun şarkılarını dinlemek ise ayrı bir keyif..
Eğer Şili müziğini seviyorsanız, burada Inti İllimani ve yine Şilili bir grup olan Quilapayún'un konser kaydı var.Biraz uzun ama özellikle ilk şarkılarını dinlemenizi tavsiye ederim.

11 Mayıs 2012 Cuma

Yenilenen Objeler...

Gördüğünüz üzere, evdeki bütün objeleri elden geçiriyorum.Aynalar, sepetler, daha önce altın rengine boyanıp, şimdi beğenmediklerim.Keşke hayatımızı da böyle yenileyebilsek.Mesela iç rengini sevmediğimiz  insanları, istediğimiz ferah renklere boyayabilsek..Hem yapamıyoruz hemde beğenmediğimiz objeleri rahatlıkla atabilirken, bu insanları hayatımızdan o şekilde çıkarıp, atamıyoruz.Velhasıl karışık bir konu, düşünüp sinir bozmamak lazım..Dönelim objelerimize.İlki annemlerden getirdiğim çocukluğumdan kalma bu pirinç ayna.Aynası yoktu, önce aynasını taktırdım.
 
Daha sonra çok sevdiğim metalik şampanya rengi ile bir kat boyadım.
Yatağımın üstüne astım, yanına asmak için ya kanaviçe işlemeler yapacağım ya da melek objelerinden boyayabilirim.Önerinize açığım..
İkinci obje, daha önce altın rengine boyadım vazom..
O da yenilenmeden payını aldı.Yine metalik şampanya rengi ile boyadım.Kabartma kısımları bakır rengi parmak yaldız ile geçtim.Anısı olan çiceklerimi de ekleyince bambaşka bir vazom oldu.
Bu yenileme işlerim bir süre daha devam edecek.Herkese hobi dolu güzel bir hafta sonu dilerim..

9 Mayıs 2012 Çarşamba

Diş Fırçalığı ve Çamaşır Sepeti Takım Oldu...

Çamaşır sepetimi bir kaç sene önce  lojmana taşındığımda almıştım.Aslında deri olanlardan istiyordum ama o dönemde çok fazla para vermek işime gelmedi.
Bir süredir hobi perilerim sepetin üzerinde yoğunlaştı.Aklımda metrelik deri alıp, sepeti yeniden kaplamak vardı.Ama istediğim renk deri kumaş bulamadım.Sonunda bu hafta sepeti elime aldım.Önce üstünü metrelik elyaf ile kapladım.(Çicek desenlerini çıkarmak mümkün olmadı.)
Sonra üzerini daha önce deterjan kutusunu kapladığım kumaşla kapladım.Üzerine sevdiğim bir danteli geçirdim.
Gelelim diş fırçalığıma.En son aldığım seramik olanı kırılınca (bu kırılan ikinci takımımız oluyor), yeni bir şeyler almak içimden gelmedi.Onu da plastik bir şeylerden yapmayı düşündüm.Önce meyve suyu şişesini istediğim uzunlukta üstünden kestim. Yine önce elyafla sonrada aynı kumaşla dışını kapladım.
Danteli de geçirince sepetle takım oldu.



7 Mayıs 2012 Pazartesi

Anahtarlığın Değişimi..

Anahtarlık arkadaşımın hediyesiydi, severek kullandım ama holün halısnı değiştirince aynayı ve anahtarlığıda bu renklere uygun değiştirdim.Anahtarlığın ilk hali..
Çatıyı ve alt kısmı metalik bakır rengi ahşap boyası ile boyadım.İç kısmı krem rengine boyayıp, üstüne peçete dekopajı yaptım.Peçete BİM'den.Sağolsun Dilekciğim bize de almış...
İlk olarak aklımda bu tarz bir şey yapmak yoktu ama doğaçlama bu şekle girdi.