19 Şubat 2015 Perşembe
11 Şubat 2015 Çarşamba
Bülbülü Öldürmek Romanı ve Kitap Ayraçları...
Günaydın...Bugün soğuk ama aydınlık bir gün, güzel bir sabah. Çayımı içip, nette dolaşırken, aklıma kitap grubumuzda okuduğumuz romanı paylaşmak geldi. Yaklaşık 8 aydır 7 kişilik bir kitap grubumuz var. Her ay birimizin seçtiği romanı okuyup, tartışıyoruz. Kitabı seçen arkadaşımız sadece kitabı değil yazar hakkında da araştırma yapıp, bilgilerini bizle paylaşıyor. Geçen ay sıra benim seçimim olan Bülbülü Öldürmek romanındaydı. Hep okumak istediğim ama bir türlü listeme alamadığım bir romanı böylece okumuş oldum. Sanırım romanı pek çoğumuz duymuştur, küçük bir çocuğun gözünden 1950'li yıllarda Amerika'nın güneyinde hayali küçük bir kasabadaki yaşamı ve ırkçılığı anlatan bu roman, bence her zaman bir klasik olarak kalacak.
Romanın konusundan daha fazla bahsetmeyeceğim, ama yazarıyla ilgili biraz bilgi verebilirim.Yazarın erkek olduğunu düşünürdüm ama aslında beyaz bir bayan. Kendi çocukluğundan esinlendiği roman onun yazdığı ilk ve tek kitap. Daha sonra da bir roman daha yazmış ama bastırmamış. Annesi o küçükken manik depresif hastalığı sebebiyle sürekli kliniklerde kalmış ve avukat olan babası tarafından büyütülmüş. Romandaki arkadaşı olan Dill karakteri aslında ünlü bir yazar olan çocukluk arkadaşı Truman Capote (not: Kitapseverler onu Tiffany'de Kahvaltı kitabından hatırlayabilir). Kitap filme çekildiğinde babası rolünde oynanayan Gregory Peck o kadar başarılı oluyor ki, o yıl en iyi erkek aktör oskarını almış.Yazar da onun babasını başarıyla oynamasından dolayı yine babasına ait bir saati ünlü oyuncuya vermiş.
Böyle güzel bir kitabı okuduktan sonra grup arkadaşlarıma bir hatıra hazırlamak istedim. Kitaba ilişkin iki resmi birbirine arkalı önlü yapıştırıp, laminasyon cihazından geçirdim. Kitap ayraçlarımı hazırladıktan sonra uçlarına madeni objeler taktım.
Arka kısım..
Aslında sevdiğim diğer kitaplarım için de bu tarz ayraçlar yapabilirim, keşke daha çok vaktim olsa. Kitaplarla dolu aydınlık bir gün dileğiyle...
10 Şubat 2015 Salı
Farklı Bir Yelek Ördüm..
Bugün Ankara karlı hemde kuvvetli bir tipi var, akşam eve dönüşümüz nasıl olacak bilmiyorum. Keşke şu anda evde olsam, pencere yanında otursam, elime bir kitabımı alsam bir örgümü. Ne güzel olurdu. Neyse hayali de güzel. Bugün sizlerle yeni bitirdiğim yeleğimi paylaşacağım.Aslında kendime bir şeyler örmeyi sevmiyorum ama bu modeli görünce dayanamadım. Model Nako'nun bu ayki dergisinden.İpim Nako Artist, numarası 85915, şiş numarası 6. Modeli kendime uyarlamak için dergide verilen sayıları arkada 8 sayı,önlerde ise 4 sayı arttırdım. Beden boyunuda biraz uzattım. Arka kısmı normalde olduğu gibi alttan başlanarak örülüyor.
Ön kısmı ise düğmelerin geleceği kısımdan başlayıp, yatay örüldü.
Dergide yaka kısmının birleşimini anlatmamışlar. Yaka arkaya döndürülerek, yaka kısmına dikiliyor ve şal yaka gibi duruyor. Üstümde duruşu böyle...
Rahat kullanacağım bir model oldu.Nako'nun bu ayki dergisindeki modelleri çok beğendim, tavsiye ederim. Örgü dolu günler dileğiyle...
3 Şubat 2015 Salı
Son Üretilenlerden Gülşah Bere ve Boyunluk...
Bu tatiller ne kadar çabuk geçiyor, hiç anlamıyorum.Şubat tatilimiz başlayınca işyerimden 1 hafta izin aldım.Küçük oğluşumu alıp, Eskişehir yollarına düştüm. Eskişehir yine çook kalabalık ve soğuktu.Yine de Çarşamba pazarına gittim, ezilmekten zor kurtuldum.Güzel kumaşlar buldum ama o itiş kakışa değermiydi bilmiyorum. Çarşıda çiğbörekler yendi, oğluş beni şaşırttı, bir porsiyonu bitirdi. Son gün annemle parkta kısa bir gezinti ile çay keyfi yapıldı.
Soğuktan da çok gezemedik ama birlikte olmanın keyfi yeter değil mi?
Eskişehir de anneme bir yelek kestik, dikişi daha bitmedi. Yanıma örgülerimi de almıştım.Bir kısmını orada bitirdim. Sevgili Şenay'ın burada paylaştığı Gülşah bereyi ne zamandır tekrar örmek istiyordum.İlk yaptığım başıma tam oturduğu için bu sefer sayıları biraz arttırdım ve tekrar ördüm.
Bunun büyüklüğü çok iyi oldu. İpim Alize Lanagold.
Bir de aynı örnekten boyunluk ördüm, takım oldu.
Ne zamandır, bu kadar keyifle bir model örmemiştim, Şenay'a paylaşımı için tekrar teşekkürler...
22 Ocak 2015 Perşembe
Gecikmiş Bir Yılbaşı Hediyesi...
Yeni yılın ilk postunda noel baba bardak altlıklarımı paylaşmak istedim. Yılbaşı öncesi, kitap grubu toplantımızı evinde yaptığımız arkadaşıma hediye olarak hazırlamıştım. Modeli bu adresten görmüştüm, sadece sayıları biraz değiştirdim.
Keyifli bir çalışmaydı, üstelik çabucak bitti. Bu günlerde işyerindeki yoğunluğum biraz azaldı, umarım bloğuma daha çok zaman ayırabilirim..Sevgilerimle...
Keyifli bir çalışmaydı, üstelik çabucak bitti. Bu günlerde işyerindeki yoğunluğum biraz azaldı, umarım bloğuma daha çok zaman ayırabilirim..Sevgilerimle...
31 Aralık 2014 Çarşamba
25 Aralık 2014 Perşembe
Yeni yıl gelirken, bloğumda bu yılı hüzünlü bir post ile bitirmek istemedim. Bloğuma uzun bir ara verdiğim bu dönemde yani 2014 sona ererken neler yaptım...Kısaca;
- Başımı işlerden kaldıramadım. İstemediğim bir projenin içinde saatler süren toplantılarda kafayı yememeye çalışan ben...
-En sonunda doktora gidipte şekerimin sınırı geçtiğini ve diyet yapmak zorunda olduğumu öğrenince salata yemeğe başlayan ben...(Ailemde Tip1 diyabet olduğu için bu sefer kilo işini ciddiye aldım, aslında çoğu şeyi yiyorum ama tatlıyı kesmek zulüm gibi...)
-Örgülere ve dikişe devam ettim, bu zincir şalda o arada örüldü...
-Biraz da amigurumi dedim ve yine bir arkadaşımın torunu için bu oyuncağı ördüm..(Tarifini sevgili Marifetane'nin bloğundan aldım..)
31 Ekim 2014 Cuma
Dantel Yastıklar ve Hüzün...
Bugün yine yağmurla uyandık Ankara'da. Aslında yağmur bereket ama madende ve yollarda ihmal sonucu ölen onlarca emekçi insanı okudukça, gökler bile bizimle birlikte ağlıyor gibi geliyor bana. Üzüntülüyüm, moralim bozuk ama bir arkadaşıma söz verdiğim için bir kaç ay önce ördüğüm yastığı paylaşacağım sizlerle.
Bu motifi nette bulmuştum, tatile giderken ve dönüşte arabada ördüm çoğunu.İpim Altınbaşak merserize, tığ numarası 2,5.
Arka kısımları bir arkadaşım ördü ve yastıklar umduğumdan çabuk bitti.
İçine kahverengi kadife kumaştan astar diktim. Kumaşı Eskişehir Çarşamba pazarından almıştım.
Salonda kendimce böyle bir konsept oluşturdum.
Sözümü tuttum, bugünlük ancak bu kadar. Sevgiyle kalın...
21 Ekim 2014 Salı
Bebek Çantası...
Geçen ay, bebek bekleyen bir arkadaşıma yaş günü hediyesi olarak bebek çantası diktim. Kumaşım duck bezi ve bu modeli görünce çok beğendim.
Ön tarafa eklediğim kısmı piko dikişi ile üçe böldüm
İç kısma ekoseli kumaştan astar diktim.
Yan kısma da biberon koymak için cep diktim.
Ön kısım ile astarın arasına ince bir elyaf koydum.Bitmiş hali...
Etiketimi koymadan olmaz.Aslında hep unutuyorum ama bu sefer hatırladım.
Arkadaşım çok beğendi, inşallah sağlıkla iyi günlerde kullanılır.
13 Ekim 2014 Pazartesi
Anne Hatırası Başka Oluyor...
Bloğumu ilk açtığım zamanlarda acemice boyadığım seramik objeyi eklemiştim buraya. Objeyi aldığım zaman üzerine çicek çalışmak istemedim ve dekopaj uygulamaya karar vermiştim.Evdeki hesap çarşıya uymadı misali, böyle bombeli bir yüzeye ne peçeteyi ne de resmi dekopaj yapamadım.Üstünü ve yanlarını eskitme+altın yaldız yapıp bırakmıştım.Ama yaptığım iş hiç bir zaman hoşuma gitmedi.
Hep aklımdaydı, nihayet karar verip, ne yapabileceğimi düşündüm.Seramik hamurundan objeler yapıp yapıştırmayı yada bir etamin işlemeyi yerleştirmeyi düşündüm.Annemden aldığım ve kıyamadığım işleme bu arada elime geçti.Annem gençliğinde çok güzel çin iğnesi işlermiş, terziliğini ise saymıyorum.Parçanın bir tarafı sararmıştı, ağbimden kaldığı düşünülse en az 50 yıllık. Seramik objeyi önce temizleyip, krem rengine boyadım.Kenarlara metalik krem rengini kullandım.Üstüne işlemenin sararmamış kısmını kesip yapıştırdım.Kenarlara ise yine annemin havlu kenarı olarak ördüğü danteli geçirdim ve bu hale geldi.
Objenin bu hali içime sindi.Ama en önemlisi her baktığımda anneme bakar gibi oluyorum.Ondan aldığım her şeyi değerlendirmeye çalışıyorum. Hobi olarak en çok bu işlerden zevk alıyorum.
Sağlıkla kalın, sevgiler....
10 Ekim 2014 Cuma
Reçel Kabından Mumluğa Şık Bir Dönüşüm...
Kısa bir aradan sonra tekrar merhaba.Bu sıralar bloğumdan yine uzak kaldım ve bir şeyler paylaşmayı özledim. İşler ve kısa bir bayram tatili derken günler geldi, geçti. Örgüler ve dikişler yine devam etti. Bugün sizinle bayramdan önce bitirdiğim mumluğumu paylaşmak istedim.
Kokulu, kalın mumları çok seviyorum ama onlara uygun mumlukları her zaman bulamıyorum.Geçenlerde reçellik olarak kullandığım cam kabın dışı kırılınca, aklıma bunu mumluk olarak değerlendirmek geldi. Daha önce dantel örtüm için kullandığım ağ ipiyle nette gördüğüm bir modeli denedim.
Sayılarını veremeyeceğim ama tamamen doğaçlama oldu.Bu kısımda da özellikle amigurumi örmemin faydasını gördüm.
Kenarlarına incileri sonradan diktim.Örerkende koyabilirdim ama ipe geçirmeyi unutmuşum.
Bu arada fiskos örtümü de bitirdim ve yerine serdim.
Mumlukla takım oldular, daha çok hoşuma gitti.
Şimdiye kadar hiç danteli denememiştim, ince iple örmek zor ama ağ ipini çok sevdim.Masama ördüğüm runner da bitmek üzere, resmini bu kadar ara vermeden eklemeye çalışırım. Güzel bir hafta sonu dileğiyle....
Kaydol:
Yorumlar (Atom)







